Psikolojiden » Beyin » Bağımlılık Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Oluşum Süreci

Bağımlılık Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Oluşum Süreci

Editör

Bağımlılık, tek bir nedenle açıklanamayacak kadar çok yönlü bir durumdur. Bir bireyin bağımlılık geliştirmesinde; çocukluk deneyimleri, aile yapısı, çevresel koşullar, kişilik özellikleri, beyin kimyası ve toplumsal etkenler birlikte rol oynar.

İnsan doğduğu andan itibaren çevresini gözlemlemeye ve öğrenmeye başlar. Karşılaştığı zorluklarla baş edebilmek için çeşitli yöntemler geliştirir. Bu baş etme stratejilerinin sağlıklı olup olmadığı ise büyük ölçüde:

  • Ebeveyn tutumlarına
  • Aile içi iletişime
  • Sosyo-kültürel çevreye
  • Model alınan kişi davranışlarına
  • Yaşanılan stres verici yaşam olaylarına bağlı olarak şekillenir.

Örneğin; aile içinde bağımlılık öyküsü bulunması, olumsuz arkadaş çevresi, travmalar, başarısız okul hayatı, ihmal–istismar gibi durumlar bağımlılık riskini artırabilir.

Bu nedenle bağımlılığı değerlendirirken; bireyin bebeklikten yetişkinliğe uzanan tüm gelişim sürecini, aile yapısını ve yaşadığı toplumsal–kültürel ortamı dikkate almak gerekir.

Bağımlılık Örneği

28 yaşındaki Mert, ilk başlarda stresini azaltmak ve zihnini dağıtmak amacıyla başladığı davranışın zamanla hayatının merkezine yerleştiğini fark etmektedir; artık bu alışkanlık olmadan rahatlayamadığını, gün içinde defalarca kendini tutmaya çalışsa da sonunda yine aynı döngünün içine girdiğini söylemektedir. İşe geç kalmalar, ertelenen sorumluluklar ve bozulan sosyal ilişkiler, bu durumun yaşamını ne kadar etkilediğinin somut göstergeleri haline gelmiştir. Mert, kontrolün kendisinde olduğunu düşünerek sık sık “son kez” diyerek kendine söz verse de bu sözler kısa süre içinde yerini yoğun bir suçluluk ve pişmanlık hissine bırakmaktadır. Bağımlılık süreci ilerledikçe, eskiden keyif aldığı aktiviteler anlamını yitirmiş, ailesiyle ve arkadaşlarıyla arasındaki mesafe giderek artmıştır; çevresinden gelen uyarılar ise çoğu zaman savunma ve inkârla karşılanmıştır. İç dünyasında bir yandan bu davranıştan uzaklaşma isteği, diğer yandan onsuz yapamayacağına dair güçlü bir inanç çatışma yaratmakta, bu da kaygı, huzursuzluk ve zaman zaman öfke patlamaları şeklinde kendini göstermektedir. Bağımlılık, Mert’in sadece davranışlarını değil, düşünce biçimini ve duygusal dengesini de etkileyerek yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürmüş, bu durumun bir “irade meselesi”nden çok daha fazlası olduğunu fark etmesi ve destek arayışına yönelmesi, değişim için gerekli olan ilk ve en önemli adım olarak ortaya çıkmıştır. Bu bir bağımlılık örneğidir.

Bağımlılık Tanımı

“Bağımlılık; kişinin kullandığı bir madde, alkol, nesne veya yaptığı bir davranış üzerinde kontrolünü kaybetmesidir.”
(Ögel, 2018; Yeşilay Yayınları, 2018)

Kontrol kaybı, bağımlılığın temel özelliğidir. Kişi bir süre sonra davranışını durdurmakta zorlanır, zarar gördüğünü bilse bile devam eder.

Bağımlılıklar ikiye ayrılır:

  • Kimyasal bağımlılıklar: Madde, alkol, sigara vb.
  • Davranışsal bağımlılıklar: Teknoloji, kumar, alışveriş, oyun, yemek, spor, pornografi vb.

DSÖ’ye Göre Bağımlılık

Dünya Sağlık Örgütü (ICD-11), bağımlılığı:

  • Psikoaktif maddelerin kullanımı veya
  • Ödüllendirici davranışların tekrarlanması sonucunda ortaya çıkan zihinsel ve davranışsal bir bozukluk olarak tanımlar.

Madde dışı bağımlılıklar ise çevrim içi ya da çevrim dışı yinelenen davranışların kontrol edilememesiyle ortaya çıkar.

DSM-5 Bağımlılık Kriterleri

DSM-5’e göre bağımlılık (Madde Kullanım Bozukluğu) aşağıdaki belirtilerden en az birkaçının görülmesiyle tanı alır:

  • Planlanandan daha uzun süreli kullanım
  • Bırakmak için başarısız girişimler
  • Zamanın büyük kısmını maddeyi bulmaya, kullanmaya veya etkilerinden kurtulmaya harcama
  • Zararlara rağmen kullanmaya devam etme
  • Yoğun madde kullanma isteği (craving)
  • Tolerans gelişimi (etki için dozu artırma ihtiyacı)
  • Yoksunluk belirtileri

Bağımlılık Nasıl Oluşur?

Bağımlılığın tek bir nedeni yoktur; biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörler iç içe geçmiştir.

1. Biyolojik Etkenler

Bağımlılık beynin ödül sistemini etkiler. Madde veya davranış dopamin salınımını artırır. Dopamin; motivasyon, öğrenme, hareket, dikkat, karar verme gibi birçok süreçte yer alan önemli bir nörotransmitterdir.

Tekrarlayan kullanım:

  • Dopamin sistemine zarar verir
  • Beynin doğal ödül mekanizmasını bozar
  • Kişinin kontrolünü azaltır
  • Zorunlu kullanıma dönüşür

Bu nedenle bağımlılık bir beyin hastalığı olarak kabul edilir.

2. Psikolojik Etkenler

Bağımlılık davranışının psikolojik yönleri de vardır:

  • Stresle baş edememe
  • Öfke kontrol zorlukları
  • Kaygı ve depresyon
  • Travmalar
  • Duygusal boşluk hissi
  • Kendini yatıştırma ihtiyacı

Kişi maddeyi veya davranışı rahatlama, kaçış veya iyi hissetme amacıyla kullanır. Fakat zamanla kontrol kaybolur.

3. Çevresel Etkenler

  • Aile içi bağımlılık öyküsü
  • Düşük sosyal destek
  • Olumsuz arkadaş çevresi
  • Travmatik yaşam olayları
  • Toplumsal tutumlar
  • Stresli yaşam koşulları

Bağımlılık Beyni Nasıl Etkiler?

Amerikan Psikiyatri Derneği’ne göre bağımlılık durumunda:

  • Yargılama
  • Karar verme
  • Öğrenme
  • Hafıza
  • Davranış kontrolü ile ilgili beyin bölgelerinde yapısal ve işlevsel değişiklikler ortaya çıkar.

Bu değişiklikler kişide:

  • Duygu durum dalgalanmaları
  • Düşünce bozuklukları
  • Davranışsal kontrol kaybı gibi belirtilere yol açar.

Bağımlılık Tedavisi

Bağımlılık tedavisi kişiye özel planlanır ve çok yönlüdür. Tedavide şu yöntemlere başvurulur:

  • Psikoterapi (bilişsel davranışçı terapi, motivasyonel görüşme, şema terapi vb.)
  • Aile görüşmeleri
  • Baş etme becerilerinin güçlendirilmesi
  • Duygusal düzenleme çalışmaları
  • Öfke kontrolü
  • Gerekli durumlarda psikiyatri desteği ve ilaç tedavisi

Amaç, hem kimyasal hem de davranışsal bağımlılıkların altında yatan duygusal ve bilişsel süreçleri değiştirmektir.

ücretsiz ön görüşme online psikolog randevusu psikolojiden.com
Online Terapi, Online Psikolog, Psikolog Bul, Psikolojiden.com, Psikolojiden Kesitler